İstanbul’da Lâle Zamanı…

 

     Bütün bir yıl özlemle beklenir

Renkleriyle gülen lâleler

Her biri ayrı bir melodi  söyler…

Ömürleri  kısacık da olsa 

Lâlezarın verdiği keyif için

Beklemeye, özlemeye değer…:)    

N.Biçer

 

Bu yıl bahar biraz sert geçiyor…Bazı bölgelere kar bile yağmış ama ne gam…Lâleler yine tüm güzelliklerini sergilemekte…Bu yıl İstanbul’a tamamen yerli 30 milyon adet lâle dikilmiş..Her yerde bir renk şöleni… Emirgân’a gitme şansı buldum…sırada Sultanahmet, Gülhane ve Yıldız Parkı  var…Duyduğuma göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi 262 m2 lik alanda 545 bin lâle ile Dünya’nın en büyük lâle halısını oluşturmuş…http://www.milliyet.com.tr/dunyanin-en-buyuk-lale-halisi–gundem-2046208/

Her çiçek güzel ama lâle bir başka galiba..:)

 

 

_MG_0550 (2) _MG_0391 _MG_0340 (2)_MG_0271_MG_0461 _MG_0449 _MG_0396 (2) _MG_0391_MG_0362_MG_0322 (2) _MG_0338 (2)_MG_0201-001 _MG_0261 _MG_0700 (2) _MG_0281 (2) _MG_0282 _MG_0296 _MG_0303_MG_0374 (2) _MG_0372_MG_0356 _MG_0327 (2)

 

 

Lale (Tulipa) (Farsça : لاله), zambakgiller (Liliaceae) familyasından Tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen, soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı.

Anavatanı PamirHindukuş ve Tanrı dağlarıdır[1]. Türkler göçleri esnasında bu bitkinin soğanlarını Anadolu‘ya getirmiştir. 1500′lü yıllarda Avrupa’ya Anadolu’dan giden lale özellikle Hollanda‘da çok yaygındır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Kırmızısarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.

16′ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralı‘na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar’ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar’ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Böylece günümüze kadar dünya’nın en fazla lale üreten ülkesi Hollandaolmuştur.

Lale özellikle doğu kültür ve mitolojilerinde özel bir yere sahiptir. Edebi eserlerde sıkça kullanılmasının yanı sıra mitolojilerde de lalenin ortaya çıkışına dair farklı ve çok çeşitli hikâyeler bulunmaktadır. Bunların en ünlüsü ve özellikle doğu edebiyatında en sık kullanılanı Pers mitolojisindeki lalenin kökeni söylencesidir. Bu söylenceye göre yaprağın üstündeki bir çiğ tanesine yıldırım düşmüş, böylece çiğ tanesi ve yaprak alev almıştır. Daha sonra donarlar ve lale meydana gelir. Bu hikâyeden yola çıkarak, lale çiçeğinin ortasındaki koyuluğun bu yanma işleminin sonucu olduğuna inanılırdı. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Lale)

 

Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>